Kuruluşunun 40. yılında "radikal" bir değişim kararıyla kadrosuna Cem Kara-ca'nın oğlu Emrah Karaca'yı dahil ederek yeni bir serüvene adım atan Moğollar, bu coğrafyanın en nitelikli gruplarından biri. Günümüze değin uzanan alternatif duruşlarını genç ve diri tutmayı sürdüren grup, var olan heyecanı yitirmediklerinden, işe ilk günkü gibi yaklaştıklarını yineliyor. 8o'li yılların ülkeyi esir alan tutuculuğu ve esareti nedeniyle müziğe bir dönem ara veren grubun, 90'h yıllarda 'Issızlığın Ortasında' ve 'Bir Şey Yapmalı' adlı şarkıları marşa dönüşüp, kitleleri peşinden sürüklemişti. 2000'lerde kendilerini çok fazla göremesek de geçmişte yaptıkları şarkılarla havayı sıcak tutan Moğollar, bu coğrafya için taze kan pompalamayı sürdürüyor.
»40 yıldır popa karşı rock müzik yapmak deli cesareti değil mi?
Bugün pop müzik, müzik dünyamızın yüzde 99,9'unu kapsıyor. Bu ülkenin müzik dünyası böyle bir şeyi hak etmiyor. Rock müzik kendi avangartlığıyla, ite kalka kendine bir alan açıyor ama pop'la yatıyoruz, pop'la kalkıyoruz. Pop müzik kötü mü? Değil! O da bir ihtiyaç, ona da karşı çıkmıyoruz ama bunu pespaye yapanlara karşı söyleyecek iki çuval lafımız var. Televizyonların bir kısmı, "Ey Türk halkı, sizin sanatçınız bu, siz bunu dinleyeceksiniz" deyip sana kakalıyor; üç gün beynini yıkıyor, dördüncü gün seve seve dinlediğini sanıyorsun. Böyle bir karşılıklı tezgâh var. Biz ise 40 yıldır rock yapıyoruz.
»Basın açıklamasında da Emrah'ın adı ilk satırda geçiyor. 40 yıllık bir grubun önünde Emrah isminin yer alması ilginç değil mi?
CAHİT BERKAY: Vokal unsurunu daha yoğun kullanmak istedik. Hepimiz enstrümanistiz. Ben hâlâ yazdığım şarkıyı, önümdeki kağıttan okuyorum, çünkü bende öyle bir nosyon gelişmedi. Biraz da şarkıcıyla çalma, söyleme keyfini yaşamak istiyoruz. Emrah'ı almakla doğru yaptık. Adam gibi söylüyor, bizim bu ihtiyacımıza da cevap veriyor. Ayrıca Sevgili Cem'in oğlu, onunla beraber çalıp söylemek artı bir keyif verecek.
EMRAH KARACA: Bu teklif kime gitse, insanın ayakları titrerdi. 94'ten beri şarkı söylüyorum ama kendime söylüyorum. Şimdi bambaşka bir sorumluluk geçerli benim için. Bir felsefenin içine girdim. Moğollar bir felsefe. Moğollar'ın bir söylemi, duruşu var ve beni öyle bir yere koydular ki, bambaşka bir yerden başlamış oldum.
TANER ÖNGÖR:: "Gel bakalım neler yapabiliyorsun" diye takılan insanlar değiliz. Müzikle uğraşınca yaş kalmıyor. Heyecan, çocuksu duygular ve birikim var; hepsi birleşince çok doğal ve rahat bir ortam oluyor. Emrah'a güvenebilirsiniz.
»Moğollar ' 68' söylemiyle bilinen bir grup. Gruba dahil olurken bunları hesap ettin mi?
EMRAH KARACA: ' 68' söyleminden çok farklı bir şey yaşamıyoruz şu anda. Hâlâ aynı sorunlar, aynı söylemler. Politikanın içinde doğmuş bir insan olarak, duruşum, söylemim var. Moğollar grubunun politik durumu nedir? Sadece doğruları takır takır söylemek. Dünyayı, yaşamı, insanları seviyorlar; yanlış olan her şeye karşılar, bu kadar basit.
CAHİT BERKAY: 68'deki ruhumuzu, düşüncelerimizi, hislerimizi Emrah'ın yaşaması gerekmiyor. Biz hâlâ aynı felsefeyi içimizde muhafaza ediyoruz; Moğollar hep yaşadığı günün şarkılarını yaptı. Bugün Emrah katıldı, biz Emrah'la beraber bugünün şarkısını yapacağız. 68 yılında yaptığımız parçaları da çalıyoruz. O da seve seve katılıyor.
EMRAH KARACA:: İnsanların kafasında sürekli şöyle bir soru işareti oluşuyor, sadece Cem Karaca'nın oğlu olduğu için mi bu gruba girdi acaba? Böyle bir algı var. İnternette okudum bunu, hatta yorum şöyle; "Öyleyse yazık olmuş." Bu laflara cevap vermiyorum. Cevabım müziğimle olacak. 1994'te bu işe başlamış bir insan olarak şimdiye kadar en az on tane albümü devirmiş olmam gerekirdi, ama doğru zamanda doğru işler yapmayı istedim. Başarılı olmak benim tek amacım.
CAHİT BERKAY: O tarz soru işaretleri olan insanlara, mart ayı gibi bir albüm çıkacak, hep beraber göreceğiz ve göreceksiniz.
EMRAH KARACA: Bu grubun torpil yapma gibi bir şansı yok. Aslolan müzik olacak.
TANER ÖNGÖR: İnandığımız ve savunduğumuz değerler halen aynı. 6o'h yılların sonlarında neysek şu anda da aynıyız.
»' 68' ile bugün arasında nasıl bir değişme var?
TANER ÖNGÖR: İyi gelişmeler de, kötü gelişmeler de. Kötü her zaman daha yoğunlukta olduğu için daha etkin oluyor. Bugün, küresel kapitalizm, küresel ısınma, ülke bazına gelirsek, nükleer santralla tarımın yok edilmesi derken sayısız sorun var. Sürekli mesaj verme kaygısı taşımayı arzu etmiyoruz, istiyoruz ki hayattaki güzel şeylerden bahseden müzikler yapalım ama fırsat kalmıyor..
»Politik grup etiketi altında değerlendirilmekten rahatsız olduğunuz dönemler oldu mu?
CAHİT BERKAY: Öyle düşünenler biraz abartıyor veya yanlış düşünüyor. Moğollar sorumlu ve duyarlı bir grup. Bir kalıba oturtmanın gereği yok, her şeyden önce insanız, insan olmanın getirdiği görev, sorumluluklar var. 'Bir Şey Yapmalı' yaptık; çoğu insan bu şarkıyı Susurluk olayından sonra yazdığımızı sanır, halbuki tam tersi, o olaydan en az dört ay önce çıktı albüm. 'Issız Adanın Ortasında' parçasını hâlâ söylüyoruz. Sivas olayları failleri ortaya çıkartılıp hak ettikleri cezaları bulsalar o parçayı bir daha çalmayacağız, çünkü o parça amacına ulaşmış olacak.
TANER ÖNGÖR: Politikadan önce başka şeyler var. Radyoaktif bulutları solcu, sağcı ayırt etmiyor. Kişisel olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; kapitalizmin insanlığa gerçekten zarar veren bir kapkaç ve hırsızlık düzeni olduğunu görüyorum ve kendimi antikapitalist olarak tanımlayabiliyorum.
CAHİT BERKAY: Politik olmaktan öte müziğin bizi heyecanlandırması gerekiyor. 40 yıldır yaşattığımız bu heyecan ölmedi hâlâ.
»60'lardan 2000'lere, hangi dönemlerde daha yoğun ve daha heyecanla müzik yapıyordunuz?
CAHİT BERKAY: Her dönemin kendi oluşturduğu bir heyecan var. Farklı olarak, 80'lerde heyecan yok. Kafana balyozu yemişsin, ne heyecanı olacak? Biraz heyecan duyanlar hapse girdi. Hiçbir şey üretemez durumdaydık ya da laylaylom müzik yapmak zorundaydık. Biz de zaten müzik yapmadık, 94 yılına kadar sustuk. 94'te yeniden çıktık yola. Sırf eski müziklere dayanarak müzik yapacaksan bunun heyecanı iki ay sonra geçer, o kadar aptal insanlar değiliz. Yeni bir şeyler yapabiliyorsak, o zaman bir prova yapalım, bundan da keyif alıyorsak girelim yapalım dedik.
»40 yılı devirmiş bir grup için yeni albümünüzde yeniden ne kadar söz edebilirsiniz?
TANER ÖNGÖR: Aynı çizgide ama farklı şeyler de olacak. Hiçbir zaman aynı standartta çalışmalar yapan albümler yapmadık. Başından beri grup olarak deney yapmaktan heyecan duyan insanlarız. Anadolu rock dedik ama bazen çok farklı şeyleri de deneyebiliyoruz. Heyecanla ilgili olarak, 60'larda, 70'lerde ve son olarak 2003'ten bu yana ben bir heyecan duyuyorum. Barışarock festivali benim için yeni bir umut ışığı aralanmasına vesile oldu.
CAHİT BERKAY: Biz var olduğumuz sürece devam edeceğiz. Bu ülkenin müziğe ve aydınlığa çıkması için elimizden gelen ne varsa yapacağız.