68'liler Dayanışma Derneği

Geri Dön(ANA SAYFA)

AMERİKA VE AVRUPA'DA ÖĞRENCİ OLAYLARI

            Dünya kapitalizmi, İkinci Dünya Savaşından sonra, düzenli bir büyüme ve istikrar dönemine girmişti. Savaş, kapitalizmin köklü bunalımlarını, emperyalistlerarası rekabetin keskinleşen biçimlerini, yeniden paylaşmanın gerçekleşmesi sonucunda çözmüş, savaşın sona erişiyle birlikte, genel barış havasının da etkisiyle, toplumsal muhalefetin ivmesi de düşmüştü.

         Kapitalist gelişme, bir süre sonra, yine kapitalizmin doğasında saklı, ekonomik, siyasal ve toplumsal bir çelişmeler bütünü tarafından adım adım zayıflatılmaya başladı. Önce ekonomik mücadeleyle sınırlı kalsa da, emeğin, sermaye karşısındaki mücadelesi keskinleşti.

         "Soğuk savaş" sosyalizm ile kapitalizm arasındaki çelişmeyi, bu gelişmenin genel ve bloklaşmış bir biçim altında alevlenmiş olmasının sonucu olarak, bütün toplumsal ve siyasal süreçleri etkileyecek bir yaygınlığa yükseltti. Özellikle 60lı yıllara doğru derinleşen bu temel çelişmeler, yeni bir dünya kapitalist bunalımının habercisi olarak yükselirken, toplumsal muhalefet hareketlerinin de uç vermesine zemin hazırladı.

Emperyalizmin Kalbinde Kriz

         1965'te Amerikalı zenci lider Malcolm X öldürüldü. Malcolm X'in öldürüldüğü yıl, ABD, Fransa'dan boşalan yeri teslim almak üzere, Vietnam'a asker çıkardı. Bununla birlikte, ilk anti-emperyalist öğrenci hareketleri başladı. Amerika'da ve Almanya'da savaş sonrası yılların en önemli öğrenci gösterileri gerçekleşti. ABD nin Vietnam savaşı, önce, bundan en dolaysız olarak etkilenen Amerikan gençliğini harekete geçirdi. 1965te başlayan savaş karşıtı gösteriler, zaman zaman on binlerce gencin katıldığı eylemler biçimini alabiliyordu. Vietnam'da askerlik yapmaya karşı kampanyalar aynı zamanda askerlerin çoğunluğunun yoksul zenciler olduğu noktasından hareket eden “Kara Panter” gibi zenci örgütlerce de düzenleniyor,ya da destekleniyordu. Ancak bu karşı oluşun ciddi boyutlarda kitlesel eylemler ve askerlik boykot kampanyaları biçimini alması, 1967 de Amerikan Kongresinin, öğrencileri askerlikten muaf tutan yasayı kaldırmasıyla başladı. Vietnam'da kullanılan napalm bombalarının imalatçısı Down kimya fabrikasının merkezine yürüyen öğrencilerle polis arasında çıkan çatışma, Oakland askeri şubesine düzenlenen öğrenci saldırısı ve nihayet 50.000 öğrencinin Amerikan Genel Kurmayı'nın merkezi olan Pentagon'u kuşatması, bu sırada Vietnamlı devrimcilerin bayrağını taşıyan bir grubun Pentagon'a girmeye çalışması, eylemlerin niteliğini ve düzeyini gösteren örneklerdir.

         4 Nisan 1968'de Amerikalı zenci lider Martin Luther King öldürüldü ve yüzü aşkın Amerika kentinde yaşayan on binlerce siyah, büyük bir öfkeyle ayaklandı. Nüfusun %70 ini oluşturdukları Washington'da silahlı siyahlar Beyaz Saraya iki blok kala büyük bir polis kuvvetiyle durdurulabildiler. Beyaz öğrenci ve barış hareketi de bu ayaklanmadan etkilenerek yükseldi. Nisan sonunda, Columbia Üniversitesi işgali, siyahları ve beyazları ortak eylemde birleştirdi.

         Fransa'nın NATO'dan çıkışıyla, ABD ile Avraupalı emperyalistler arası savaş sonrası sıcak ilişkiler döneminin kapanmakta olduğu görülürken, Çin'de her şeyin kötü gitmekte olduğu bir dünyadan daha farklı bir hayatın kurulmakta olduğu umudunu veren ve emperyalist saldırganlığa,  suikastlerle yürütülen kirli burjuva politikaya, artan yoksulluk ve sömürüye karşı protestocu bir kimlik kazanmaya başlayan batı gençliğinin coşkulu ilgisiyle karşılanan “Büyük  Proleter Kültür Devrimi” başladı. Kolunda “Kızıl Muhafız” bandıyla, gençlerin önünde “burjuva karargahları bombalayan Mao” imajı, protesto eylemleri için bir ideoloji ve politika arayan gençliğe heyecan verdi. Güçlenen muhalefet, simgelerinden birin bulmuştu.

Muhalefetin yeni ve Mao'dan daha etkili bir başka simgesi, 1967'de Bolivya dağlarında vurulan Che Guevera oldu. Che, iktidarda olduğu Küba'yı terk ederek devrimi bütün kıtaya yaymak için dağlara çıkmış bir doktordu. Che, devrimcilerin gereksinim duyduğu bütün motifleri kendisinde taşıyordu. Hiçbir kariyer ve ayrıcalık ifade etmeyen basit gerilla kıyafet, dağınık uzun saçları ve seyrek sakalıyla, aynı yıl tüm dünyada yayılmaya başlayan Vietnam Savaşı aleyhtarı gösterilerde, büyük boy resimleriyle ya da ona özenen, onun gibi giyinen, saç-sakal uzatan gençlerin kimliğinde görülmeye başladı.

Che Vietnam'daki Amerikan saldırganlığını protesto eden gençlere, bunun sıradan bir protesto olmaktan çıkışını sağlayacak sert ve savaşçı bir slogan bırakmıştı:
"İki, üç, daha fazla Vietnam."

         68 başlamıştı.   

FRANSA

             Fransa, tarihi boyunca, Avrupa'da her devrimin başladığı ve bir anlamda da bittiği ülkedir. 1789 Büyük Fransız Devrimi ve sonra 1871 Paris Komünü, adları en çok bilinen ve en büyük devrimlerdir ama, Fransa'nın devrimci tarihi bunlardan ibaret değildir. Fransız işçi sınıfının ve halkının tarihi devrimci ayaklanmalarla ve savaşlarla doludur.

         1968 ilkbaharına doğru Fransa'da, Maocu eğilimli gençlerin örgütü Genç Komünistler Birliği-Marksist/Leninist, ve Troçkist, Komünist Öğrenciler Birliği, Vietnam Devrimiyle Dayanışma kampanyalarını başlatarak, polise karşı şiddet eylemleri düzenlediler. Bir gösteride altı arkadaşlarının tutuklanmasını protesto etmek için, rektörlük binasını işgal ettiler. Fransa'da ilk üniversite işgaliydi bu. 22 Martta “Che Guevera Amfisi” adı verilen yerde her çevreden öğrencinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, bütün üniversitenin işgali kararı alındı. Polis, ertesi gün üniversite işgalini kırdı.

         Nisan ayı boyunca eylemler, devrimci öğrencilerle faşist militan gruplar arasında, taşraya da yansıyan çatışmalar biçiminde devam etti. 3 Mayısta Sorbonne  Üniversitesinde düzenlenen bir protesto gösterisini basan polis, bir çok genci tutukladı ve üniversiteyi işgal etti. Bu olay, öğrenci eylemlerinin ülke çapında yaygınlaşmasına yol açtı. 6-9 Mayıs günleri boyunca tırmanan ve kitleselleşen mücadele,  10 Mayısta, "Barikatlar Gecesi" ile doruğuna ulaştı. Sloganları, ”sormayacağız, istemeyeceğiz,alacağız ve işgal edeceğiz” idi.

         13 Mayısta, iki büyük sendika konfederasyonunun çağrısıyla, De Gaulle'ün iktidara gelişinin onuncu yılını protesto etmek için bir günlük grev ilan edildi. Paris'te, bir milyon kişilik bir kitlesel katılımla, "İşçi, Öğrenci, Öğretmen Beraberdir" sloganı altında büyük bir gösteri düzenlendi. Yürüyüşün yapıldığı gün, hükümet, Sorbonne'dan polisin çekileceğini açıkladı. Aynı gece Paris'in en önemli merkezlerinden Quartier Latin Meydanı öğrenciler tarafından işgal edildi.

 

İTALYA

İtalya, hem faşizmin ana vatanıydı, hem de faşizme karşı direniş ve zaferin ön saflarında bulunuyordu. Mussolini'nin iktidarının ve bacaklarından asılmasının sahnesiydi. Hitler, Sovyet Kızıl Ordusunun ayakları altında çiğnendi; Mussolini'yi İtalyan halkı öldürdü.

         İtalyan Komünist Partisi de, Fransız Komünist Partisi gibi, savaştan güçlü bir halk desteğiyle ve direnişteki militanca tavrına duyulan içten saygıyı omuzlayarak çıktı.

         İKP nin reformist program ve taktiğini kitleler önünde açığa çıkaran ve radikal işçi ve öğrenci hareketi üzerindeki denetimini zayıflatan olaylar, 1967 sonlarında başladı. Vietnam “devrimin mümkün olduğunu” gösteriyor ve dünya gençliğini eylemlerinin boşa gitmeyeceği umudunu veriyordu. Dünya gençliği de, özlemlerinin en yüksek ifadesini Vietnam'dan bekleme hakkını kendisinde buluyordu.

         Üniversitelerin demokratikleştirilmesini isteyen öğrenciler, beş büyük kentte üniversiteleri işgal ettiler. 1968 yılı başında, polis, işgalleri şiddet kullanarak kırdı. "Kurtarılmış üniversiteler" i boşalttı. Ancak eylemler, kısmi işgaller ve boykotlar biçiminde devam etti.

         Şubat 1969'da, ABD Başkanı Nixon'un İtalya'ya geleceği haberi, İtalyan gençliğinin anti-emperyalist eylemini yeniden yükseltti. 27 Şubatta Roma'ya gelen Nixon, bütün caddelerin ve meydanların öğrencilerin işgali altında olduğunu ve polisle Roma'nın her yerinde çatışmalar bulunduğunu helikopterden görerek geri döndü.

ALMANYA

         Nazizmin  yıkılışından sonra, Alman halkı, bütün dünyada aşağılayıcı bir tartışmanın konusu haline gelmişti. Bazı çevreler, Nazizmden yalnızca Hitler'in ya da Alman egemen sınıflarının değil, bir bütün olarak Alman ulusunun sorumlu olduğunu ileri sürüyordu. Kuşkusuz, bu suçlama, yersizdi ve bilimsel olmaktan uzaktı. Ne var ki, Alman halkı Hitler egemenliği altında utanç verici bir savaşın kurbanı olarak, kendi içinde, bu toplumsal ruh durumunu taşıyordu. Birinci Dünya Savaşından da yenik çıkmış olan Almanya'da böyle bir ruh hali yaşanmamış, aksine, sonradan Nazizmin işine yarayacak olsa da, Alman halkı, bu yenilgiye karşı devrimci bir öfkeyle karşılık vermişti. 1919 Alman Devrimi, ağır bir yenilgiye uğramış olsa da, savaşın acılarına ve utanç verici sonucuna karşı, bunun başlıca sorumlusu olan Alman burjuvazisinden köklü bir hesap sorma girişimi olarak ortaya çıkmıştı.

         Bu ülkede de, gençlik, siyasal devrimci bir partinin örgütleyiciliğinden ve yönlendirmesinden yoksundu.

         Vietnam, Alman gençliğinin de gündemine 1965te girdi ve anti-emperyalist öğrenci gösterilerinin başlamasında belirleyici bir rol oynadı. Aslında Vietnam, Kennedy'nin, Malcolm X'in ve Martin Luther'in öldürülmeleriyle yoğunlaşan anti-Amerikan duyguları taşıran bir son damladan başka bir şey değildi. Fakat, içerdiği şiddet ve acımasız zulüm bakımından diğerlerinden daha korkunç boyutlara sahipti.

         1967 Haziranında, İran Şahı Pehlevi'nin Almanya'yı ziyareti sırasında yapılan protesto eylemlerinde, bir öğrencinin polis tarafından öldürülmesi, öğrenci hareketinin ansızın yükselmesine ve yeni biçimler kazanmasına yol açtı. Öğrencinin cenaze töreni 15.000 kişinin katılımıyla yapıldı. Bu, savaş sonrasında Almanya'da gerçekleştirilen en büyük kitle gösterisiydi. Bundan sonra, eylemler Berlin dışına taştı. Eylemlerin başlıca hedefi, polisin ve iktidarın anti-demokratik tutumuydu.

         11 Nisan 1968de, devrimci gençlik önderi Rudi Dutsche (Kızıl Rudi), sokakta bir faşist militan tarafından vuruldu. Bunu izleyen beş gün içinde, Almanya'nın 27 kentinde, her gün on binlerce insanın katıldığı gösteriler yapıldı. Polis, bine yakın öğrenciyi göz altına aldı. Mayısta, Paris'ten gelen haberler, öğrenci hareketinin daha da kitleselleşmesine ve hareketin sokağa yerleşmesine yol açtı.

         1 Mayıs, Berlin'de otuz bin kişilik bir katılımla kutlandı. Durumun gittikçe gerginleştiği gerekçesiyle, hükümetçe çıkarılmak istenen olağanüstü hal yasasına karşı, 11 Mayısta Bonn'da 60.000 kişilik bir gösteri düzenlendi. Yasa tasarısına karşı eylemlere, işçiler de destek verince, eylemler, işçi-öğrenci eylemi karakteri kazanmaya başladı. 27 Mayısta Frankfurt'ta ve Hamburg'ta on binlerce işçi ve öğrencinin katıldığı gösteriler yapıldı.

         68'in en şiddetli çatışması, 4 Kasımda Berlin'de gerçekleşti. Öğrenciler ve işçilerle polis arasındaki çatışmada, 130 polis ve 21 öğrenci yaralandı.

İNGİLTERE

         İngiltere'nin 68'i de, 1965 yılı sonlarında, ABD nin  Vietnam'daki varlığını protesto eylemleri ile başladı. Öğrencilerin kitleler halinde bir araya gelmesini kolaylaştıran ve bir gelenek yaratmaya başlayan bu eylemler, daha sonra, üniversite sorunlarının protesto edilmesi amacıyla yapılan gösterilerin temelini oluşturdu.

         1966 da göçmen ya da misafir öğrencilerin harçlarının arttırılması kararına karşı, 100.000 öğrencinin katıldığı, gösteriler, boykotlar ve yürüyüşler gerçekleştirildi. Aynı yıl, çok sayıda sosyalist öğrenci örgütü kuruldu ve Vietnam'la dayanışma kampanyaları çerçevesinde gösteriler ve yürüyüşler yapıldı.

         Mart 1967de ilk üniversite işgali gerçekleştirildi. Çoğunluğunu “üçüncü dünya” ülkelerinden gelme öğrencilerin oluşturduğu üç bin öğrenci, ilk önderlerinin okuldan uzaklaştırılmasını protesto etmek için Londra Ekonomi Okulunu dokuz gün süreyle işgal etti.

         1968 ilkbaharında, Fransa, İtalya ve Almanya'daki hareketlerin etkisiyle, İngiltere'de de öğrenci hareketi atağa kalktı. 17 Martta yirmi bin kişilik bir topluluk, anti-Amerikan bir gösteride Amerikan elçiliğine doğru yürüyüşe geçti. Polisle, saatler süren çatışmalar oldu. Mayısta, laboratuarlarında biyolojik ve kimyasal silahlar üzerine araştırmalar yapan Essex Üniversitesi işgal edildi. Bunu, Londra Sanat Koleji'nin işgali izledi ve onunla beraber, otuz kadar sanat okulu, altı hafta süreyle işgal altında tutuldu.

         Ekim 1968de, Vietnam Devrimini desteklemek amacıyla Londra'da 100.000 kişinin katıldığı bir yürüyüş düzenlendi.

Geri Dön(ANA SAYFA)