68'liler Dayanışma Derneği

Geri Dön(ANA SAYFA)

O gün...
Yazar:
Enis Rıza
Birgün
Tarih:
21/02/2008

Güneşli bir gündü hatırladığın, bir o kalmış aklında. Yılını, ayını silmiş hafızan. Demek ki Şubat ayıymış ve 1972 yılı. Belki güneşli bir gün de değildi... Ama onca hücrede kaldıktan sonra, hapishaneye götürülmek üzere bekletildiğin odanın penceresinden bakarken, sevdiğin kızı karşı kaldırımda gördüğün için öyle yazmış olabilirsin anılarına. Senden habersiz geçti gitti. Ve sen...

Sen koruduğun, incinmesinden korktuğun duygularla sarıp sarmalanıyorsun yeniden, yeniden dışardan seni kucaklayan hayatla. Karşısına oturduğun albay, önündeki dosyaları karıştırıyor. Kâğıt hışırtılarına rağmen garip bir sessizlik var oysa.

Birden... bir gürültü kopuyor, albay masasından kalkıp kapıyı aralıyor. Oturduğun yerden anlamlandırmaya çalıştığın 'zafer hali'ni fark ediyorsun. Zıplayanlar, kutlayanlar arasından bir subay kopup geliyor. "Komutanım" diyor... havada savrulan kelimeleri kavramakta zorlanıyorsun. "Ulaş'ı..." gerisi bir uğultuya dönüşüyor.

Ölümün -yirmi beş yaşında öldürülmenin-tantanası karşısında, yüreği ve beyni sökülüp alınmış bir gövde gibi kalakalıyorsun. Koğuşun kapısından girerken kalabalık karşılıyor seni. Sobanın başına oturtuluyorsun. Çevreni sarıyorlar. "Radyoları topladılar, gazete mazete de gelmedi... Dışardan haberin var mı?"... Senin sessizliğin sanki bütün sesleri örtüyor. Öylece suskun meraklı gözünün içine bakıyorlar. "Ulaş'ı..." diyorsun.

Herkes usulca ranzasına çekiliyor. Battaniyeler altında sessizlik çoğaldıkça çoğalıyor. Zaman zaman hıçkırık sesleri kesiyor sobanın üzerinde unutulup kalmış demliğin tıslamasını. Bu öyküyü ne zaman anlatmaya kalksan hep ağladın sen de o günkü gibi. Ve ne zaman Arnavutköy'den geçsen içindeki kurşun yarası hep depreşti.

Belki de hatırladığın o güneşli gün, nice zaman önce Ulaş'la son kucaklaştığın gündü.

 

 

Geri Dön(ANA SAYFA)